Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mevsim Kış Olunca...

    Kış;  güzden sonra gelen, güz ile ilkyaz arasındaki mevsimdir. Bazı insanlar için hayat gibidir. En savunmasız anınında seni yakalayabilir. Tıpkı sahipsiz bir kedi gibi senin onunla nasıl baş edeceğini görmek ister. En zor anında sorunlar karşısında nasıl çözümler ürettiğini bilmek ister.      Hayatın asla tek düze gitmeyeceğini herkese hatırlatan bir mevsimdir. Her daim havanın günlük güneşlik olmayacağını bazende soğuk, kar olacağını bize anımsatır. Her ömrün aslında kısa bir kesitidir. İnsan hayatının zorluklar karşısında nasıl bir yön çizdiğini, neler yapması gerektiğini ya da hangi sıkıntıda nasıl bir duruş göstereceğini belirlemek gibidir.      Kış mevsimi sayesinde diğer güzel havaların değerini anlarız çünkü her şey zıttıyla güzeldir. Soğuk havada sıcak havanın, yağmurlu havada güneşli havanın değerini çok daha iyi anlarız. Tıpkı bunun gibi hayatımızda da güzel günlerin değerini aslında kötü günler gelince daha iyi anlarız. He...

Herkes Aynı Yağmuru İzleyemez...

                     Yağmur;  her anın en güzel sadeliğini sunan bir doğa olayıdır. Bazen anın değerli anında yağar bazende en mutsuz anında ... Sessizce yol almak istersin her yağmur damlasında süzülmek, her yağmur damlası gibi taze kalmak istersin.         Hayatın bütün yorgunluğunu yağmur yağarken bırakmak yağmur damlalarıyla akıp gitmesini istersin. Nasıl yağmur damlaları her yeri tertemiz yapıyorsa sende dokunduğun her hayata ferahlık vermek istersin. Belki bunu bir nebze olsun başarırsın da ama yağmur tanesi kadar başarılı olmazsın. Her daim o kadar saf ve temiz bir etki bırakamazsın.             Yağmur taneleri nereye düşeceklerini asla seçemezler kısacık ömürleri sadece bir belirsizlik üzerine kuruludur. Tıpkı seninde hayatını seçemediğin gibi...Onlarda bilmezler bir denize mi ? Bir okyanusa  mı ? Bir bebeğin üzerine mi ? Bir çöplüğe mi  ya da bi...

Beklemek Nedir ?

            Beklemek; bir iş oluncaya, bitinceye, sona erinceye ya da biri ya da bir şey gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak demektir. Bu tanıma göre beklemek aslında hayat demektir.Neden mi ? İnsanlar hayatı hep bir şeyler beklemekle geçer. Önce okula gitmeyi beklersin sonra okulu bitirmeyi,daha sonra da işe girmeyi, evlenmeyi...bu şekilde liste uzar gider. En önemlisi de en başından beri de hep ölümü bekleriz.           O kadar kolaydır ki bir şeyleri beklemek biz bunları nasıl yaptığımızı bile anlayamıyoruz. Her şeyi beklerken usul usul ömrümüzü de tüketiyoruz. Beklediğimiz onca şeyin arasında ömrümüzü en olmadık şeyler adına harcıyoruz. Bizden beklenenin değil de, hayattan beklenenler adına zaman tüketiyoruz.        Bazende beklemeyi sanki durdurabiliyoruz gibi hareket ediyoruz oysa beklemek asla durdurulamaz.Sadece beklediğimiz şeyleri azaltırız ama bekleme hep devam eder.     ...

Hangi Yol ?

      Bazen hayat sizi o kadar yorar ki sadece dinlenmek istersiniz. Ne para ne pul sadece usulca bir kenara çekilip başka hayatlara odaklanıp kendi yorgunluğunuzu unutmak istersiniz.İşte o anda sakın kenara çekilmeyin çünkü ne zaman kenara çekilirseniz o anda kaybetmeye başlarsınız. O durumda her gelen sizi geçebilir. Siz ne zaman adım atmaktan vazgeçerseniz o anda herkes usul usul sizi geçer.        Peki ne yapmalı ? Hiç kenarda dinlenmeyelim mi ? Tabi ki de dinlenin ama hep dinlenmeniz gereken bir yola asla girmeyin. Başka bir ifadeyle söylemek gerekirse asla bitiremeyeceğiniz yola çıkmayın. Daha sakin ve vücudunuza daha uygun yollar belirleyin ki o yolda dinlenmek zorunda kalmayasınız.        Hayatınız da hangi yola girerseniz girin eğer kendinizi yanlış yolda gördüğünüz anda başka yola girmeyi yenilgi saymayın. Artık o yolda dinlenmeyin çünkü asla o yol size göre bir yol olmayacaktır. Ne kadar durup dinlenip tekrar yola ...

Pes Etmeyin.

      Bazen hayatın içinde o kadar yorulursunuz ki artık çırpındıkça battığınızı hissedersiniz. Her kelime, her söz sizi daha fazla yoruyor gibi gelir. Sonra ağır ağır bu durumlardan çıkmak istersiniz. Kurtulmak istedikçe daha fazla yorulursunuz. Bu kısır döngü her zaman bu şekil de devam eder gider.         Kendinden başka insanlara bakmadıkça gerçek mutluluğu asla yakalayamazsınız. Her daim eksik kalır. Her noktada yetinmez biri olursunuz. Etrafa baktıkça aslında tek sıkıntıda olanın sen olmadığını anlarsınız. Sizden çok daha sıkıntılı olan hayatları gördükçe kendi hayatınızı çok daha iyi görürsünüz. Beterin beteri vardır noktasından hayata bakarsanız. Her şeyin aslında bir son olmadığını, daha da kötü halde olan insanları görünce aslında onlardan çok daha iyi konumda olduğunuzu hissedersiniz.       Dış dünyaya kendinizi kapatmayın.Her daim hayatın en akışkan yerinde yer alın. Ve unutmayın pes edersiniz sizinle beraber dünya da...

Öylesine...

Yazı yazmaya çok ara verdim. Aslında çokta anladığım bir şey değil ama artık anlasam da anlamasam da yazacağım. Sadece belli konulardan değil bu şekil de konuşur gibi yazmaya devam edeceğim. Aklıma bir şeyler geldikçe yazıyı kaldığım yerden devam ederek yazacağım. Belli bir statü izlemeyeceğim.