Ana içeriğe atla

Kar Yağsın...Biz de yazalım.

     Her yağış türünün kendine has güzellikleri vardır ama karın çok daha fazla güzelliği vardır. Kar yağışı çoğu insana huzur ve mutluluk verir. Hem daha seyrek yağması hem de zamanla yarışması onu daha da çekici kılar.


    Bembeyaz yağan kar her yeri beyaz rengine boyar. En çirkin, en iğrenç yerleri dahi beyaza bürür. Sanki bütün pislikleri örter. Sen iyisin ya da sen kötüsün demeden her şeyin üzerine yağar. Tıpkı olması gerektiği gibi hiçbir şeyin ayrımını yapmadan sadece saf duygularla yağar.



   Bazen bütün güzellikleri tek renkle bakarsın. Beyaza bürünmüş her nokta da aslında kapalı altında olan bir sürü rengi görmezsin. Bazı insanlar da tıpkı böyledir. İçerisinde binlerce duygu vardır lakin onlar asla o renkleri göstermez her daim etrafa mutluluk saçmaya, tıpkı kar gibi her şeyi olduğundan güzel göstermeye çalışırlar ama bilmezler ki kar eridiğinde nasıl diğer renkler ortaya çıkıyorsa, bunlar da gün geldiğinde o renklerin ortaya çıkacağını asla bilmezler.




    Her daim kar gibi olmayın. Bazen her şeyi örtmeye çalışmak insanları gerçeklerden uzaklaştırır. Her şeyi saklamaya çalışmayın. Eğer size zarar verecekse yaşananlar şeffaf olun çünkü şeffaf olursanız asla yanınızda samimiyetsiz insanlar barınamaz.
   

     Kar yağması için nasıl hava ya da diğer durumlar etkiliyse sizde yaşamınız da karar verirken diğer durumlar oluştuğunda asla yağmaktan vazgeçmeyin çünkü kararsızlık  her daim insanı daha vahim kararlar almaya iter. 

     Kar yerde ne kadar kalırsa diğer canlılar için hayat o kadar zor olur hatta bazıları  ölür bile. Ne kadar güzel gözükse de bazılarına ölüm olur. Onun gibi hayatınızda ki neşeyi de tasayı da ölçülü yaşayın. Özellikle dertlerinizi ok fazla yerde bırakmayın. Tıpkı kar gibi yerde kaldığı sürece hep bir yerlere zarar verir. Çözümler bulun. Erimesini bekleyin eğer dertleriniz erimiyorsa onları kaldırmayı deneyin. Yeni yollar bulun kendinize. Unutmayın hayatın küreği sizin eliniz de...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beklemek Nedir ?

            Beklemek; bir iş oluncaya, bitinceye, sona erinceye ya da biri ya da bir şey gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak demektir. Bu tanıma göre beklemek aslında hayat demektir.Neden mi ? İnsanlar hayatı hep bir şeyler beklemekle geçer. Önce okula gitmeyi beklersin sonra okulu bitirmeyi,daha sonra da işe girmeyi, evlenmeyi...bu şekilde liste uzar gider. En önemlisi de en başından beri de hep ölümü bekleriz.           O kadar kolaydır ki bir şeyleri beklemek biz bunları nasıl yaptığımızı bile anlayamıyoruz. Her şeyi beklerken usul usul ömrümüzü de tüketiyoruz. Beklediğimiz onca şeyin arasında ömrümüzü en olmadık şeyler adına harcıyoruz. Bizden beklenenin değil de, hayattan beklenenler adına zaman tüketiyoruz.        Bazende beklemeyi sanki durdurabiliyoruz gibi hareket ediyoruz oysa beklemek asla durdurulamaz.Sadece beklediğimiz şeyleri azaltırız ama bekleme hep devam eder.     ...
Ne hatalar yaparsanız yapın, ne kadar yanlışınız olursa olsun ya da ne başarılar elde ederseniz edin. Annenizin size olan sevgisinde asla azalma ya da artma olmaz çünkü anne sevgisi bir şarta bağlı değildir. Her şekilde, her koşulda sizi sevebilecek tek kişi annedir...Başta köyümüzün anneleri olmak üzere bütün kadınların anneler günü kutlu olsun...

Herkes Aynı Yağmuru İzleyemez...

                     Yağmur;  her anın en güzel sadeliğini sunan bir doğa olayıdır. Bazen anın değerli anında yağar bazende en mutsuz anında ... Sessizce yol almak istersin her yağmur damlasında süzülmek, her yağmur damlası gibi taze kalmak istersin.         Hayatın bütün yorgunluğunu yağmur yağarken bırakmak yağmur damlalarıyla akıp gitmesini istersin. Nasıl yağmur damlaları her yeri tertemiz yapıyorsa sende dokunduğun her hayata ferahlık vermek istersin. Belki bunu bir nebze olsun başarırsın da ama yağmur tanesi kadar başarılı olmazsın. Her daim o kadar saf ve temiz bir etki bırakamazsın.             Yağmur taneleri nereye düşeceklerini asla seçemezler kısacık ömürleri sadece bir belirsizlik üzerine kuruludur. Tıpkı seninde hayatını seçemediğin gibi...Onlarda bilmezler bir denize mi ? Bir okyanusa  mı ? Bir bebeğin üzerine mi ? Bir çöplüğe mi  ya da bi...