Ana içeriğe atla
     Köyde emek; özgürlüktür. Her hangi bir yerden emir almadan işinizi işlersiniz. İşinizle olan ilişkinizi hava belirler. Hava güzelse gidip çalışırsınız. Her karar tamamen size kalmıştır. Eğer gittiğinizde çalışmak istemiyorsanız çalışmazsınız. Kimse size "Neden çalışmadın" demez. Mesela kendinizi iyi hissetmezseniz çalışmazsınız ya da moraliniz bozuktur uzanır yatarsınız. Size " Kalk çalış " diyen olmaz. Kendi işinizin patronu olursunuz.
     Her kararı kendi hesabınıza göre alırsınız. Eğer düğün,bayram ve ya cenaze varsa işlerinizi onları hesaba katarak düzenlemeler yaparsınız. Dostlarının mutlu ve ya üzüntülü anlarında yanlarında olma özgürlüğün vardır. El işi gibi değildir. "Patron izin verirse gelirim" ya da "O gün tatil günüm değil " diye cümleler duymazsınız. Bir arkadaşınız ziyaretinize gelecekse " Başka zaman gelsen olmaz mı? " demezsiniz. o insan için hemen her şeyi erteleyebilirsiniz. Gerekirse bahçenize davet edersiniz.
    Köyde emekçi olmak, rahatlık verir. İşlerine olan bağlılığın seni sıkmaz. Aksine güzelde kazancın varsa çok daha fazla mutluluk verir. Bu ortamlarda yetişen biriyseniz özgürlük her daim içinizde kalır. Başkalarının işi hep size ağır gelir. Bu yüzden köyde doğup,büyüyen biriyseniz ne kadar rahat bir işte ya da meslekte çalışıyor olursanız olun. Eğer kendi işiniz değilse, el işi size her daim daha da ağır gelir çünkü sizin bünyenizde, çocukluğunuzdan beri, özgürlük daha fazla yüklüdür.
 

Hepimizin Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beklemek Nedir ?

            Beklemek; bir iş oluncaya, bitinceye, sona erinceye ya da biri ya da bir şey gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak demektir. Bu tanıma göre beklemek aslında hayat demektir.Neden mi ? İnsanlar hayatı hep bir şeyler beklemekle geçer. Önce okula gitmeyi beklersin sonra okulu bitirmeyi,daha sonra da işe girmeyi, evlenmeyi...bu şekilde liste uzar gider. En önemlisi de en başından beri de hep ölümü bekleriz.           O kadar kolaydır ki bir şeyleri beklemek biz bunları nasıl yaptığımızı bile anlayamıyoruz. Her şeyi beklerken usul usul ömrümüzü de tüketiyoruz. Beklediğimiz onca şeyin arasında ömrümüzü en olmadık şeyler adına harcıyoruz. Bizden beklenenin değil de, hayattan beklenenler adına zaman tüketiyoruz.        Bazende beklemeyi sanki durdurabiliyoruz gibi hareket ediyoruz oysa beklemek asla durdurulamaz.Sadece beklediğimiz şeyleri azaltırız ama bekleme hep devam eder.     ...

Öylesine...

Yazı yazmaya çok ara verdim. Aslında çokta anladığım bir şey değil ama artık anlasam da anlamasam da yazacağım. Sadece belli konulardan değil bu şekil de konuşur gibi yazmaya devam edeceğim. Aklıma bir şeyler geldikçe yazıyı kaldığım yerden devam ederek yazacağım. Belli bir statü izlemeyeceğim.
" Köyümüze Bir Kitapta Sen Al" projesinin detaylarını şekillendirdik. Öncelikle kitaplarımız okulumuzun okuma köşesine yerleştirilecek. Kitap vermek isteyen kişilerin adı ve verdikleri kitaplar kayıt altına alınacak ve daha sonrasında bunlar aleni olması adına paylaşılacak. Bazı mesajlarda "Biz para versek siz alınacak kitapları alsanız olur mu?  diyenler oldu. Bu şekil de yapmamız mümkün değil. Bu taleple gelen kişiye kitap isimleri verip onları kendisinin almasını isteyeceğiz. Her hangi bir para alışverişi olmayacaktır. İl dışından kitap gönderecek olan arkadaşlarımız ise gönderebilecekleri adresi mesaj yoluyla bizden isteyebilirler. Kitapları teslim edilecek kişi olarak da köyümüzün öğretmenlerinden Nazım Bekcan'a teslim edebilirsiniz. Diğer arkadaşlara teslim etmeniz halinde de kitapların kaydı yine ilgili arkadaşımıza bildirilip tarafınca kayıt altına alınacaktır. Yaz tatilinin boş geçmemesi adına süreci hızlandırmaya çalıştık.Bu hafta sonundan itibaren kitaplar...