Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Anlamsızca yazasım var  Hani öyle bir konu belirlemeden neden nasıl diye düşünmeden  Bir düzene riayet etmeden  Halk tabiriyle bodoslama şekilde yazasım var.  Sadece cümleleri bitirip bekletmeden okuyasım var. 

Neden ?

Sahi bu kadar birbirimizden bile bihaber koşmamız nedendir? Dünyaya olan bu amansız bağlılığımızın sebebi ne ? Oysa sadece doğup, bir dünya sınavından geçip ölmeyecek miydik ? Diğer ölen milyarlaca insan gibi... Para , şan , şöhret ne bizi bu hale getiren ? Nedendir kimsenin kimseye eyvallah etmeyişi ? Herkes büyük olmaya çabalarken, daha da aşağı bir şey olduğunu neden fark etmez ki? Bir nefes alırken veremezsem diye ya da bir bardak su içerken ya bunu vücudumdan atamazsam diye düşünüp acizliğini nasıl anlamaz ki ? Neden sanki ölümsüz gibi etrafındakileri görmezden gelir ya da onları küçümser? Yapabileceği sınırlı şeylerin bile anlık bir şekilde yok olacağını nasıl kavrayamaz ? Aslında yükseldikçe alçalmanın lezzetini neden alamaz ? Onu o yapan değerlerin ondan olmadığını neden idrak edemez? Gerçek ve sağlam karaktere, bilgiye sahip olsam böyle davranmazdım diye neden düşünmez olduk? Birbirimizi kırmaktan neden korkmaz olduk ? Kırdıktan sonra küçükte olsa neden özür dilemez olduk ? He...
" Köyümüze Bir Kitapta Sen Al" projesinin detaylarını şekillendirdik. Öncelikle kitaplarımız okulumuzun okuma köşesine yerleştirilecek. Kitap vermek isteyen kişilerin adı ve verdikleri kitaplar kayıt altına alınacak ve daha sonrasında bunlar aleni olması adına paylaşılacak. Bazı mesajlarda "Biz para versek siz alınacak kitapları alsanız olur mu?  diyenler oldu. Bu şekil de yapmamız mümkün değil. Bu taleple gelen kişiye kitap isimleri verip onları kendisinin almasını isteyeceğiz. Her hangi bir para alışverişi olmayacaktır. İl dışından kitap gönderecek olan arkadaşlarımız ise gönderebilecekleri adresi mesaj yoluyla bizden isteyebilirler. Kitapları teslim edilecek kişi olarak da köyümüzün öğretmenlerinden Nazım Bekcan'a teslim edebilirsiniz. Diğer arkadaşlara teslim etmeniz halinde de kitapların kaydı yine ilgili arkadaşımıza bildirilip tarafınca kayıt altına alınacaktır. Yaz tatilinin boş geçmemesi adına süreci hızlandırmaya çalıştık.Bu hafta sonundan itibaren kitaplar...

Kiraz mevliti

       Kiraz mevliti hakkında şahsıma ve köy muhtarlığımıza çok sayıda müspet sorular sorulmaktadır. Bu sorulara açıklık getirmek ve soruyu soran arkadaşlarımıza yardımcı olup, onlara bilgi vermek adına bu yazıyı yazma gereği duydum.      Öncelikle kiraz mevliti 2004 senesinde dönemin muhtarı Ahmet Ali Dürmelik tarafından köyün birlikteliğinin sağlamak, misafirperverliğimizi göstermek ve köyümüzü tanıtmak, diğer köylere örnek olup onların da bu şekilde etkinliklerde bulunmasına teşvik etmek, kiraz ve her türlü nimetin Allah'a şükür edilmesi gerektiğinin herkese aşılamak gibi sebeplerle düşünülüp hayata geçirilip ve muhtarlığı döneminde bunu geleneksel hale getirip gelecek nesillere bırakma umuduyla hareket edilmiş bir projedir. Kafasında kurduğu bu projenin bu gün (15.yıl)  hala yapılıyor olması projenin amacına ulaştığının delilidir.     Kiraz mevlitinde ilk olarak, bu etkinliğin masraflarının karşılanması adına köyden yardım to...
Ne hatalar yaparsanız yapın, ne kadar yanlışınız olursa olsun ya da ne başarılar elde ederseniz edin. Annenizin size olan sevgisinde asla azalma ya da artma olmaz çünkü anne sevgisi bir şarta bağlı değildir. Her şekilde, her koşulda sizi sevebilecek tek kişi annedir...Başta köyümüzün anneleri olmak üzere bütün kadınların anneler günü kutlu olsun...
Yağmur yağarken, güzelce izlemeli insan. Belki de hayatımın son yağmurudur diyerek, Hani öylece bakmalı dışarıya, Sessiz ve anlamsızca... Yağmurda evsizler gelmeli aklına, Öyle saatlerce yağmur dinsin diye bekleyenler, Gidecek yeri olmayanlar, Ya da gitse de yüzüne kapı açılmayacak olanlar... Nelere sahip olduğunu görmeli insan. Mesela yağmuru gören gözlerin, Yağmur yağarken koşmasını sağlayan ayakların. Yağmasını idrak ettiğin aklını bilmeli...  Yağmur gibi olmalı insan. Hiç bir insan ayırt etmeden.  Herkese eşit yağmalı. Sen iyisin, sen kötüsün demeden... Yağmurun en alçak yerlerde biriktiğini bilmeli insan. Bilmeli yağmur gibi ne kadar alçalırsan, O kadar bulutlara, yükseğe çıkacağını, Yağmur misali alçak gönüllü olmayı bilmeli...
Yağmur sesi, insana huzur verir. Birde sevdiklerinle aynı balkondan yağmurun yağmasını izliyorsan, o zaman çok daha şanslısın çünkü o huzur daha başkadır. Bir taraftan yağmurun sesi diğer tarafta manzara karşılar seni.
     Köyde emek; özgürlüktür. Her hangi bir yerden emir almadan işinizi işlersiniz. İşinizle olan ilişkinizi hava belirler. Hava güzelse gidip çalışırsınız. Her karar tamamen size kalmıştır. Eğer gittiğinizde çalışmak istemiyorsanız çalışmazsınız. Kimse size "Neden çalışmadın" demez. Mesela kendinizi iyi hissetmezseniz çalışmazsınız ya da moraliniz bozuktur uzanır yatarsınız. Size " Kalk çalış " diyen olmaz. Kendi işinizin patronu olursunuz.      Her kararı kendi hesabınıza göre alırsınız. Eğer düğün,bayram ve ya cenaze varsa işlerinizi onları hesaba katarak düzenlemeler yaparsınız. Dostlarının mutlu ve ya üzüntülü anlarında yanlarında olma özgürlüğün vardır. El işi gibi değildir. "Patron izin verirse gelirim" ya da "O gün tatil günüm değil " diye cümleler duymazsınız. Bir arkadaşınız ziyaretinize gelecekse " Başka zaman gelsen olmaz mı? " demezsiniz. o insan için hemen her şeyi erteleyebilirsiniz. Gerekirse bahçenize davet edersiniz. ...

Yorgunluk

Sanırım artık yorulduk. Hani o basit yorgunluklardan değil. Uyuyup dinlenemediğin yorgunluklardan. Ne yapsan da dinlenemediğin yorgunluklardan... Belki de her durum gibi bunlarda arkada kalır sadece birer tecrübe olarak hayatınızın en değerli noktalarını oluştururlar.İlerleyen zamanlarda geriye bakar ve  güzel noktaları hatırlarsınız. Neyse ben yoruldum.Siz hayal etmeye devam edersiniz. Hayatınız içerisinde çok yorulmamanız dileğiyle...

Kar Yağsın...Biz de yazalım.

     Her yağış türünün kendine has güzellikleri vardır ama karın çok daha fazla güzelliği vardır. Kar yağışı çoğu insana huzur ve mutluluk verir. Hem daha seyrek yağması hem de zamanla yarışması onu daha da çekici kılar.     Bembeyaz yağan kar her yeri beyaz rengine boyar. En çirkin, en iğrenç yerleri dahi beyaza bürür. Sanki bütün pislikleri örter. Sen iyisin ya da sen kötüsün demeden her şeyin üzerine yağar. Tıpkı olması gerektiği gibi hiçbir şeyin ayrımını yapmadan sadece saf duygularla yağar.    Bazen bütün güzellikleri tek renkle bakarsın. Beyaza bürünmüş her nokta da aslında kapalı altında olan bir sürü rengi görmezsin. Bazı insanlar da tıpkı böyledir. İçerisinde binlerce duygu vardır lakin onlar asla o renkleri göstermez her daim etrafa mutluluk saçmaya, tıpkı kar gibi her şeyi olduğundan güzel göstermeye çalışırlar ama bilmezler ki kar eridiğinde nasıl diğer renkler ortaya çıkıyorsa, bunlar da gün geldiğinde o renklerin ortaya çıkacağını ...